Adamın bakanlikta işi varmış, Ankara'ya gidiyormuş, tam uçağa binerken
kulağında bir ses :
"Binme, bu uçak düşecek!"
Dönmüş, bakmış, kimse yok, ama içine de bir kurt düşmüş, binmemiş.
1906 yılında Adapazarı'nda dünyaya geldi.Babası Mehmet Faik Abasıyanık kereste, ceviz kütüğü üzerine iş yapan bir tüccardı. Dedesi Sait Ağa'nın
Adapazarı'ndaki kahvesi, aydın kişilerin toplantı yeridir.Annesi Makbule Hanım.Adapazarı ileri
gelenlerinden Hacı Rıza Bey'in kızıdır.İstanbul
Erkek Lisesinin onuncu sınıfından Bursa Lisesine
nakledildi.Oradan mezun oldu.
Adı: Ebu Abdullah Hüseyin Mansur el Beyzavi el-Hallaç
Kısaca: Hallaç-i Mansur
Doğumu:Miladî 858
Doğum Yeri:Tur
Ölümü: 26 Mart 922
Yaşı: 65
Suçu: Zındıklık
Ceza Süresi: 8 yıl, 7 ay, 8 gün
Akşama doğru, saat altıyla yedi arasında caddeler dolar, trafik tıkanır,
duraklar insan kalabalığından geçilmez olur.
Elleri çantalı, kucakları paketlerle dolu insanlar doldurur tramvayları,
otobüsleri. Sanırsın insanlar kenti terk edip, başka bir yerle göçüyor
Özellikle Rus doktorların tavsiye ettiği kalp ve damar hastalıkları reçetesi mucizevi sonuçlar veriyor. Bitkilerle doğal tedavi yöntemine son derece önem veren Rus tıp dünyası, bu formülü yüzlerce yıldır kullanıyor ve son derece başarılı sonuçlar elde ediyor. Limon suyu ve sarımsakla yapılan karışım, damar sertlikleri, damar
Bektaşi Baba İstanbul'da gezinirken, padişahın sarayı olduğunu zannettiği görkemli bir binanın yakınından geçmekte idi. Binanın önünde şatafatlı bir fayton durmakta idi. Binadan sırmalı elbiseleri olan adam çıkınca, muhafızlar selama durdu.